Diyet

Glutensiz Diyetler ve Çölyak

Glutensiz Diyetler ve Çölyak

Uzun zamandır gündemde bildiğiniz üzere glutensiz beslenme. Market raflarında ‘Gluten-Free’ ürünler yerini aldığı anda bir salgın gibi hepimiz glutene intoleranslı olduk adeta. ‘Ay canım ben gluten tüketmiyorum, dokunuyor!’ ve benzeri cümleleri sık sık duyar olduk.

Peki, gerçekten gluten size dokunuyor mu? Yoksa popüler akıma mı ayak uyduruyorsunuz? Orası tartışmaya açık zannımca. Zira sanki bir anda gökten üzerimize yağarcasına herkeste bir gluten hassasiyeti, kötü gluten, pis gluten… Ama bildiğim bir şey var, bu diyet modeliyle beslenenlerin birçoğu, daha sağlıklı olduğunu düşünmekteler.

Peki, gerçekten gluten bu denli bizi rahatsız eder mi? Hangi durumlarda glutensiz beslenmeliyiz? Nasıl beslenmeliyiz? Artıları ve eksileri neler? Çok fazla soru var aklımızda. Haydi, elimden geldiğince sizlere yanıtlamaya çalışayım…

Çölyak hastalığı, gluten tüketiminin tetiklediği kronik inflamatuar bağırsak hastalığıdır. Bilinen tedavi yöntemi ise buğday, çavdar, arpa gibi gluten proteini içeren besinleri diyetten çıkartmaktır.

Duyarlı kişilerde gluten içeren besinlerim tüketimi sonrası mukozal inflamasyon, villus atrofisi ve kript hiperplazisi ile karakterizedir.
Glutensiz diyet yapan hastaların çoğunda histolojik lezyonların, kan biyokimyalarının, klinik bulguların ve çölyak ile ilgili komplikasyonların iyileştiği görülmektedir.

Ne zaman glutensiz diyet?
Günümüzde glutensiz diyet tedavisi gerektiren 3 durum tanımlanmıştır.
1- Çölyak hastalığı
2- Nonçölyak gluten buğday hassasiyeti
3- Buğday alerjisi tanımlanmış ancak yeterince anlaşılmamış durumlar.

Glutensiz diyet zayıflatır mı?
Evet, zayıflamaya yardımcı olabilmekte. Ancak kendinize çok düzgün ve titizlikle bir plan hazırlamalıyız. A birde etiket okumayı iyi öğrenmeliyiz zira bazı glutensiz ürünlere yağ ve şeker eklenebilmekte.

Neler tüketilebilir?
Amaranth, kinoa, keten tohumu ve nohut gibi besinler glutensiz diyette kullanılabilir.
Kinoa ve keten tohumu glutensiz ürünlerdeki omega-3 yağ asitlerinin miktarını arttırmak için önerilir.
Ayrıca kinoa, amaranth, karabuğday gibi besinler protein, yağ ve lif açısından pirinç ve mısır gibi besinlere göre daha iyi alternatiflerdir.

Çölyak hastalarını da unutmayalım
Çölyak hastalarında besinlerin malabsorbsiyonu sıklıkla gözlemlenmektedir ve bu hastaların çeşitli vitamin ve mineral eksiklikleri bulunabilmektedir.

Yapılan birçok çalışma hem çocuklarda hemde yetişkin bireylerde beslenme yetersizlikleri olduğunu bildirmektedir. İskoçlar tarafından yapılan bir çalışmada tedavi edilmemiş olan çölyak hastalarının %41’inin B12 vitamini eksikliği olduğunu gözlemlemiş bununla birlikte B12 vitamini eksikliği olan hastaların %31’inde ise folat eksikliği gözlemlemiştir.

Yine genç çölyak hastası bireylerde yapılan başka bir çalışmada hemoglobin, ferritin ve bakır düzeylerinde çeşitli yetersizlikler gözlemlenmiştir.

Glutensiz diyet kabul edilmesi ve takibi zor olabilecek kısıtlamalar içermektedir. Bu sebeple takviyeler, beslenme düzenleri, iyi etiket okuma çok değerlidir.

Evet, glutene herhangi bir hassasiyetiniz yoksa glutensiz diyet yapsanız da, glutensiz diyet yapmayıp başka bir diyet modeli yapsanız da sonuç olarak vücut her şeyin fazlasını yağ olarak depoluyor. Yani ben glutensiz besleneyim istediğimi yerken pıt pıt zayıflayayım yine söz konusu değil. Neredeyse her yazımda söylediğim gibi işin özü yeterli ve dengeli bir diyet olmalı, sürdürülebilir beslenme olmalı.

Sizlere sağlıklı günler dilerim…

Yazar Hakkında

Zehra Bora

6 Ocak 1986 tarihinde İstanbul'da doğdum. 2012 yılında Haliç Üniversitesinden bölüm birincisi olarak mezun olup aynı sene mesleğime ilk olarak Ağaoğlu My Club World Merkez diyetisyeni olarak başladım ve yaklaşık 4 yıl boyunca sporcularla iç içe çalıştıktan sonra 2016 yılında halen çalışmakta bulunduğum Varyap Merdian'da Zehra BORA Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Merkezi'mde hizmet veriyorum.

Yorum Yap